Mersin’in birçok bölgesinde, birçok köyü ziyaret etmiştim. Dağların etrafında oluşan patika yolların ardından bulunduğumuz bölgeden yaklaşık 30 kilometre yol kat ettikten sonra Mersin’in Yenişehir Belediyesine bağlı köylerden olan Karahacılı’ya ulaşıyoruz. Yol arkadaşım Mustafa Eroğlu ile birlikte temiz hava ve portakal, mandalina, limon ağaçları bizi karşılıyordu.

Sarı Altın adını alan Murt’un tam olarak ne olduğu merakı tabi içimde her geçen saniye artıyor, görme hissi daha da artıyordu. Yolda karşılaştığımız Şerif Dayı “beni de ileri köye kadar atın dedi” beraberimize alarak yola devam ettik. Bizi Karahacılı köyünde Ahmet abi karşılayacaktı.

Bir yandan Şerif Dayı’yı gideceği yere bırakmak diğer yandan da Ahmet abiyi bulmaya çalışmaktaydık. Köy güzel, yollar eski, Avrupa’nın asfalt yollarına hiç ama hiç benzemiyor tabi.

Telefon veya internet olayı neredeyse sıfır diyebilirim. Zaten öyle bir köyü ziyaret etmek istiyorsak bunlardan da bir zahmet uzak duralım demekte sanırım absürt olmaz. İhtiyacınız var ise özel durumlar vs, onun için elbette önceden önleminizi almanızda fayda var. Şerif Dayı’yı bıraktıktan sonra Ahmet Abi’yi de sora sora bulduk nihayetinde. Ahmet abi bizi Karahacılı köyünün Murt satıcılarıyla buluşturma görevini üstleniyor. Yüzünde gülücükler açan insanlar işte.. Sordum bir ara Ahmet ağabey Mersin mi güzel, Karahacılı mı diye, “ Mersin’de benim başım dönüyor” dedi güldü. Haklı olarak, benimde dedim. Oralarda yaşayabilmek, aslında dünya’da vaat edilmiş kısmi bir cennet ifadesi uygun olacaktır. Bizlere de Allah nasip etsin inşallah.

İşte bizi Karahacılı Köyüne sürükleyen şeker hastalığına iyi gelen, şifa maddesi olarak dünyaya nam salan Sarı Altın “Murt” tam olarak bu. Çiftçi Ali abi ve eşi canla başla Sarı Altın olarak adlandırdıkları ekmek kapıları olan Murt’u özenle topladıktan sonra bizler için ambalajlıyor. Birtanesinin bile boşa gitmemesi için büyük bir özveriyle paketliyor ağızlarını da yine aynı özenle kapatarak teslim edeceği hale getiriyor. Ali abi, köylük yerde tarla, bahçe işleriyle geçimini sağlıyor. Eşi’de sürekli yanında ve her daim beraber çalışarak eşine ve ekmeğine büyük katkı sağlıyor. Sevecen bir o kadarda muhabbeti dinlenecek bir çift. Bizleri dağ manzarasıyla ağırlayarak ev sahipliği etti. Onure olduk, böyle güzel insanların hala var olduğunu bilmek ve onlarla beraber muhabbet etmek, köyün güzelliğine renk kattı.

Tabi köy’e gidipte koyun sürüsünün yolunuzu kesmemiş olması mümkün olabilir mi.
Sürüyü büyük bir heyecanla izledim. Uzun zaman olmuştu gerçekten keyif aldım. Şehrin kalabalığından uzaklaşıp, bol oksijenin arasında, aşağıdan kilometrelerce yukarıda dağ havasıyla bizi henüz ilk dakikalarda huzurla buluşturmuştu.

Tabı bal’dan tatlı dedikleri, dalından kopartılmış mandalina, portakalı bu köyde bulmak mümkün. Köyde yaşayanların temiz yüreği, yardım sever yaklaşımı ve misafirperverliği de bizleri mutlu etti. Bu köye yolunuz düşerse mutlaka Ahmet abiyi bulun ve misafiri olun derim. Pişman olmayacaksınız.

Ali abi ve hanımına Sarı Altınları özenle yetiştirip bizlere ulaştırdığı ve ekstra paketlediği için teşekkür ettikten sonra artık bizlere de Karahacılı Köyü’ne veda etme vakti gelmişti. Bizlere Karahacılı Köyünde rehberlik yapan, Köyü ve çalışmaları anlatarak destek veren Ahmet abi evinin bahçesinde yetiştirdiği mandalinaları ısrarla elimize tutuşturdu.

Açık konuşmak gerekirse ben ömrümde bu kadar lezzetli, bu kadar tatlı bir mandalina yediğimi hatırlamıyorum. Ahmet abi muhabbetiyle yetiştirdiği mandaliları ağzımızı yol boyunca tatlandırdı. Eğer Karahacılı Köyüne uğrarsanız, Ahmet abiyi bularak aynı mandalinaların tadına bakma şansına da sahipsiniz. Misafirlerini ağırlamaktan mutluluk duyacağını bizlerde ağzından duyarak oradan uzaklaştık.

Yolları, manzarası, insanları ve ürettiği organik ürünleriyle Karahacılı Köyü unutulmayacak hatıralarıyla bizlere büyük bir miras bıraktı. Elveda güzel insanlar, elvada güzel yurdumun güzel verimli toprakları. Bir başka sefere, bir başka mevsimde tekrar görüşmek dileğiyle….

Suat BEZENG
18 Aralık 2018
Mersin / Yenişehir – Karahacılı Köyü


Like it? Share with your friends!

Suat BEZENG

İki ülke arasında, yaşam savaşı veren Suat BEZENG, hep iyimserliğini korumuş ve bu iyimserliğinede kızarak bugünlere gelmiş, nadir bulunan Türkçe severlerden biridir. Suat Bezeng; Aynı zamanda Aktif Haber Belçika gazetesi ve “Dijital Karasal Yayınlar ” gerçekleştiren, Belçika’nın ilk Türkçe TV kanalı Aktif TV‘nin genel yayın yönetmenliği görevini yürütüyor. Suat Bezeng Mersin doğumlu olup, 2011 yılından bu yana Belçika’nın başkenti Brüksel‘de yaşamaktadır.

Comments

comments