Öncelikle Kurban Bayramınızı tebrik eder, sağlık, mutluluk ve esenlikler dilerim. Ömrümüzden bir kurban bayramını daha eksiltmiş olduk. Bayram namazıyla başlayan bayramımız şuana kadar güzel bir şekilde devam ediyor. Bayram Namazına duranlardan Allah razı olsun. Maşallah, bayağı karabalık bir Bayram namazı oldu. Hemen hemen bütün Camii’ler dolmuş ve taşmış durumdaydı. Yılda iki defa da olsa güzel oluyor böyle toplanmak, toplu halde namaz kılmak. Bazı insanları göremedik diye üzüldük, umuyoruz ki onları da bir gün saflarda görürüz.  Allah bütün kurbanları kabul eder inşallah. Herkesin bayram telaşında olduğu su saatlerde, bizlerde gökyüzüne bakarak, Rablerine kavuşan kurbanları seyrediyoruz. Selam olsun Allah için kurban edilenlere!
Belçika 20014 seçimleri merakla bekleniyor… Bu seçimlerinde geçen seçimler gibi zorlu ve kıran kırana geçecek diyebilir.  Her ülkelerde olduğu gibi Belçika’da seçimleri dört gözle bekliyor.

Avrupa ülkelerinin birçoğunda olduğu gibi, Türkler yani bizler Fransız kalıyoruz bazı şeylere. Yaşamakta olduğumuz Belçika’da bile ticareti bile yapamayan insanlar siyasete atılır oldu, oysaki durumu toparlamamız gerekir. Bu işi hakkıyla yapacak siyasetçilere bırakmak gerekiyor. Bunun nedeni ise şu olması lazım.

Türkler olarak 50. Yılı kutlamamıza çok kısa bir zaman kaldı.  Bir takım çalışmalar bile yapılmaya başladı. Bu durumda demezler mi adama kardeşim 50 yıldır ne yaptın sen orada diye? Herkes bildiği işi yaparsa, Belçikalı Türkler olarak daha büyük işler çıkartabiliriz.

İnsanlarımız kolay para kazanma derdine düşüp yanlışa yöneliyor. Bu doğru değil! Bedava peynir sadece fare kapanında bulunur! Kolay para yerine dürüst çalışarak daha çok kazanılabilir.

Mesela, birçok kahvehanede bingo makinalarının çamı yumruk ile kırılmıştır. İşletme sahibi de ibreti âlem için beklettiriyor gibi yeni camı. Bu durum gerçekten üzücü bir durum. O duruma düşen ister Türk olsun ister Arap ya da Bulgar, üst satırlarda bahsetmiştim ya kolay para yoktur, göle maya çalmak vardır…
Ya tutarsa…

Birde bu memleketçilik oynayanlara çok kil olurum. Arkadaş nereliysek nereliyiz? Neden sorulur bu soru anlam veremiyorum. Eskiden tanıdık çıkarız hesabı sorular bu soru, şimdilerde ırkçılığa davetiye çıkartıyor. Aynı şehirden olmayınca selam vermeyenler var. Hatta bazıları işi oldukça abartıp, köylüleriyle takılıyor…
Ne diyelim Allah bozmasın…

Belçika’daki Türk marketleri nedense multi milyoner, üç liralık şeyhsi 10 liraya satarak köşe oldular diyeceğimde…
Alınacaklar. Gerçekler bu ama. İki poşete 200 Euro bırakıp çıkıyoruz işte yalan mı?
Bir kaç günlük bile zor diyebileceğimiz alışverişimizde nedense sadece “VERİŞ” kısmını icra edebiliyoruz, buda başka bir dert..
Ucuzluk diye diye sömürüp durdular ben değiştiremem bu düzeni tabiki karar sizlerin… Her alışverişinizde 4-5 market değişmekten bıkmadınız mı? Ee ben bıktım söylemiş olayım…

Belçika’da görünüşte herkes akraba, tabiki görüş kısmı bu… Gerçekler istop gibidir yakar adamı, kimse dışa vurmaz ama hiç kimse birbirini sevmez. Ne anne çocuklarını, ne abi kardeşini, nede dayı yeğenini…
Birbirlerini bir kaşık suda boğacak insanlar tanıyorum. Hepsi dışardan canciğer kuzu sarması. Ama dışı sizi yakar içi beni yakar!!! Aslında alınacak dersler var, insan insanın yüzüne yalandan da olsa güler mi? Dost değilsen dostum demeye gerek var mı? Uzun lafın kısası Belçika’da dostta düşmanda insanın ta kendisidir. Kendimize mukayyet olalım. Çocuklarımıza iyi örnek olmamız gerekiyor. Bu yüzden aile yapılarını çok ama çok güçlendirmemiz gerekiyor…

Belçika’nın Türklere sağladığı bir diğer güzellik ise, Hac ibadetidir. Yarın Allah izin verirse(An itibariyle bugün) Hacı adayları, resmen hacı olacaklar. Rabbim herkese nasip etsin inşallah. Hac konusunda sıra beklemeden hacı olabiliyoruz çok şükür. Bazı dinden bi haber insanlarda bu yol ile ne yazık ki Hacca gidiyor. İnanın üzülerek yazıyorum ama me yazık ki ne gittikleri hacca nede kıldıkları namaza inanasım gelmiyor. Hacca gitmiş namaz ‘da kılıyor ama bence boşa kılıyor. Bir kalp almanın mükâfatı cennet oluyorsa bin kalp kırmanın cezası ne olabilir siz düşünün. Dışarıya kendilerini çok temiz dürüst göstererek ne geçer ellerine anlamak çok güç!
Kardeşim neysen o olsana?
Yok…
Hacca gitmekle, namaz kılmakla, oruç tutmakla Cennete gidileceğini sananlar, sizler o işi unutun…
İnsan olmak lazım evvela!
Dürüst olmak lazım!
Saygılı sevgili olmak lazım!
Kırıcı değil, yapıcı olmak lazım!
Dönek olmamak lazım!
Hep bana Rabbena değil!
Önce ben doyacağım değil!
Üç kuruş beş kuruş değil!
Allaha kul olmak lazım…
Peygamberimizin yolundan gitmek lazım!!!
Dini kendi menfaatin için aracı değil!

Öteki dünya için kullanmak lazım!
İstiyorlar ki hep kendi kazansın…
Hep kendi duysun…
Dünya ona çalışsın…
Dünya onun olsun…
Rabbim gözlerini doyursun…

15 Eylül Salı 2013
Suat BEZENG


Like it? Share with your friends!

Suat BEZENG

İki ülke arasında, yaşam savaşı veren Suat BEZENG, hep iyimserliğini korumuş ve bu iyimserliğinede kızarak bugünlere gelmiş, nadir bulunan Türkçe severlerden biridir. Suat Bezeng; Aynı zamanda Aktif Haber Belçika gazetesi ve “Dijital Karasal Yayınlar ” gerçekleştiren, Belçika’nın ilk Türkçe TV kanalı Aktif TV‘nin genel yayın yönetmenliği görevini yürütüyor. Suat Bezeng Mersin doğumlu olup, 2011 yılından bu yana Belçika’nın başkenti Brüksel‘de yaşamaktadır.

Comments

comments