DÜN BİR; BUGÜN İKİ

Öncelikle uzunca bir yazı olacak, affınıza sığınıyorum. Sevmediğim hadiseler, konuşmak istemediğim detaylar ancak açıklama yapma zarureti doğduğu için, naçizane ifade edeceğim,

Aktif TV kurulduğu günden bu yana (ACTİF DE NAMUR ASBL) adıyla yani bir dernek statüsünde faaliyetlerini sürdürdü. Yani biz kurulduğumuz günden bu yana KÂR AMACI GÜTMEYEN BİR KURULUŞUZ. Bugüne kadar, Belçika’da ihtiyaç duyulan birçok konuya değindik. Birçok vatandaşımıza ekran önü veya ekran arkasından destek çıktık, yardımcı olduk. Her şey bir yana Avrupa’ya Türkçe Yayıncılık sektöründe kalite getirdik. Avrupa’nın Türkçe Medyası, Aktif Media (Aktif TV) ile birlikte değer kazandı. Prestiji arttı ve Avrupa Türk toplumunun da bu vesile ile dikkatini çekmiş olduk. Avrupalı Türkler kendi yaşadığı ülkenin Türkçe Medyasını takip etmiyordu. Aktif TV bu bağlamda da önemli roller üstlendi. Yaklaşık iki yıldır değerli ağabeyim iş adamı Hasan Salar’ın desteğiyle Aktif TV Avrupa’da bir marka haline dönüştü.

Özellikle hazırladığımız O SES BENİM – AVRUPA ses yarışmasıyla Avrupa’da hatırı sayılır bir kitleye ulaştık. Bunu daha da genişleterek Batı Avrupa’nın dört bir yanına ulaşarak yayınlarımızı Allah’ın izniyle ulaştıracağız. İki yıllık süreçte binlerce kişiden söz aldık. Destek olacağını ifade ediyorlar ancak maalesef sadece ifade ettikleriyle kaldılar. Bizlerde Aktif Media (AKTİF TV) olarak “MİLLETİN KANALINA MİLLET SAHİP ÇIKSIN” dedik. Bugün sadece Aktif TV yayınlarını ulaştırmıyor insanlarımıza. Euro Müzik TV kanalımızda yayınlarını ulaştırıyor. Aynı zamanda Aktif Haber Belçika (www.aktif.be) internet gazetemizde okurlarına yayınlarını ulaştırıyor. Halı hazırda dergi ve radyo çalışmalarımız bulunuyor. Aynı zamanda, Avrupa’da Türkçe Yayıncılık yapan kurumlara yönelik bir takım projeler geliştiriyoruz. Avrupa Türk toplumunu bir araya getirecek yine hazırladığımız bir projemiz var. Ve tüm bu çalışmaları ilerletebilmemiz içinde Milletimizin desteğine ihtiyacımız var. Medyasız bir toplum güçsüz bir toplumdur. Medya edindiği güçle milletiniz temsil eder. Bizlerde Milletimizin ihtiyacını gidererek, Avrupa’da artan İslamofobi’ye karşı çalışmalar başlattık. Ermeniler’in sözde “soykırım” safsatasına karşı kalkan olmaya çalışıyoruz. Avrupa’da Türkiye’ye itibar kaybettirme savaşında Aktif Media olarak önemli roller üstlendi. Üstlenmeye de devam edeceğiz.

Ve şimdi diyorum ki, eğer Avrupa’da güçlü bir millet olmak istiyorsak, güçlü bir medyamız olmalı. İslamofobi, Ermeni Soykırımı dayatması, Eğitimsizlik, Örf ve Adetlerimizi yaşama gibi birçok alanda halı hazırda çalışmaları olan Aktif Media ‘ya destek vermek, Avrupa’da yaşayan Türk toplumunun asli görevlerinden biridir. Bizler bunca uğraşı sadece Milletimize hizmet olsun diye veriyoruz. Gece gündüz demeden çaba sarf ediyoruz. Avrupa’da yaşayan Türkler olarak ta sizlerde küçük büyük demeden destek vermeli, sahip çıkmalısınız.

Bugün Aktif Media, Avrupa’da milyonlarca vatandaşımızın evine misafir oluyor. Türk toplumuna katkı sağlayacak her projeyi koşulsuz şartsız destekleyeceğimizi ifade etmiştik. STK ve Derneklerin faaliyetlerinden ücret talep etmeden reklam yapıyoruz. Yani Milletimize katkı sağlayacak herkese kapımızı açtık. Buyurun dedik, ortak projeler üretelim dedik. Uzun lafın kısası, icraat bizden, destekte sizden değerli Avrupa Türk toplumu.

Saygı ve sevgilerimle,
Suat Bezeng
Aktif TV Kurucu CEO’su

Dosta binaen

Sokağa çıktığında kaç çeşit araba görüyorsan bilki o kadar çeşit fikir var, o kadar çok doğru, yanlış, göz, acı olduğunu görmen gerekir. Hiç birinin aynı görme, aynı duyma şansı yok. Hiçbiri aynı düşünceye sahip değil. Hiç birini tatmin edemezsin. Hiçbirine gerçekten inanıp güvenemezsin. Bu nedenle de kendin görmen, kendin duyman gerekir. Kişilikleri görmen, göstermen gerekir.

Suat Bezeng
Dosta binaen

Belçika Türk toplumu, değerleriyle alakalı şüpheye düştü

Resmi büyütmek için üzerine tıklayın

Belçika Türk toplumu, değerleriyle alakalı şüpheye düşmüş durumda.

Kimin ne yaptığının belli olmayışı da tabi bu duruma tuz biber oluyor. Herkes söz de toplumsal konuları gündemine almış, kimi dini duyguları kabartırken, kimisi de milli duyguları köpürtüyor… Dolayısıyla, kimin ne yaptığı, kimin kime ne kadar güvenmediği gerçeğiyle yüzleşmek zorunda bırakılıyoruz. Toplum olarak, yaptıklarımızın söylediklerimizle tutarsız olduğunu görmek, çekilen boşa küreklerin 50 yılı geri de bırakırken dikkate almak zorundayız. Bir 50 yılın daha boşa gitmemesi için ortak noktaları oluşturmak, birbirimize de güvenmek zorundayız.
 
Art niyetli, cahil-leşmiş, sonradan görme modun dan çıkmak, gelecek nesil’in yaşayacağı Ülke’nin sorunlarına çözüm üretmek zorundayız. İslamofobi gerçeği, ekonomik kriz gerçeği, ülke genelinde ötekileştirildiğimiz ve eşit şartlarda yaşayamıyor olma gerçeğiyle yüzleşmemiz gerekiyor. Türk olmanın, Müslüman kalmanın bedelini kimlerin ödediğini aç gözlülerin çoğunluğunu oluşturduğumuz toplumumuz da görmeli. Gözü aç, karnı doyan ancak gözü doymayan, beyni fitne fesatlıkla dolanlar topluma, geleceğe, dinimize, milletimize zarar veriyor. Bu zararı kabullenmiyor isek, bana dokunmayan yılan bin yaşasın psikolojisinden çıkın ve kendinizi silkeleyin. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu…
 
Şimdi cahil cühela bir milletin çoğunluğuna (yani Belçika Türk toplumunun çoğunluğundan bahsediyorum burada) tüm bu yazdıklarım vakit kaybı görünse de,
– Cühela olana, cümbüş ola.
 

Suat Bezeng’i Sosyal Medya Hesaplarından Takip Edin;
FACEBOOK :    https://www.facebook.com/sbezeng
İNSTAGRAM : https://www.instagram.com/suatbezeng