Avrupa’nın başkenti olan Belçika’da yaşayan Türklerin bazı özelliklerinden bahsedeceğim.

Avrupa’nın başkenti olan Belçika’da yaşayan Türklerin bazı özelliklerinden bahsedeceğim. Burası bildiğiniz gibi Avrupa, burada herkes birbirini çok iyi tanır. Tanımıyorsa bile bir şekilde hakkında bilgi alır. İstihbaratı sağlamdır Belçikalı Türker’in, burada herkes birbirini çok iyi bilir.

Herkes birbirine iyilik yapar, kimse birbiri için kötü düşünmez, kötü söz söylemez. Herkes birbirine yardım eder, kötü zamanında ihtiyacını karşılar, zor günlerinde oturur beraber ağlar. Sonuçta burası Avrupa, aksini kimse düşünemez bile. Burada sokakta yaşayan insanları görmek neredeyse imkânsızdır çünkü öyle bir durum olduğunda; insanlar birbiriyle kapışır, güçlü olan sokakta bulunan evsizi alır götürür, yedirir, içirir. Sahip çıkar.

Akrabalar her akşam birbirlerine giderler, muhabbet ederler, birbirleriyle güzel diyaloglar kurarlar. Aile bağları güçlüdür. Bu birlik gücünün bozulmaması konusunda herkes hassastır. Aileler birbirleriyle sohbet etmeye doyamazlar. Yeni aldıkları eşyaları övmezler, dedikodu yapıp birilerinin ayaklarını kaydırmaya çalışmazlar. Fitne fesat desen zerresi yoktur konuşmalarında. Sonuçta Avrupa’da yaşıyorlar, medeni olmak lazım ya. Elbette herkes bu konuda kendi üzerine düşen görevi fazlasıyla icra ediyor. Ev, eşya, araba, bankadaki para bunlar kimin umurunda ki? Önemli olan insanlık;

Burada herkes insan olabilmeyi başarabilmiş durumda. Kimse kimsenin cebinde bulunan para kadar değer vermez. Kimse aslında bunu düşünmez bile, para mı? Öneki, insanın elinin kiri. Paradan çok daha değerli şeyler vardır bu dünyada. Mesela insan olmak, insan kalmak, örnek olmak gibi. Ölüp gidince parası çoktu diye iyi adam demeyecekler değil mi? Herkes bunun farkındaydı tabi ki. İş yeri sahipleri bu yüzden her zaman işçisinin hakkını fazlasıyla ödemiştir. Özellikle Türk işyerlerinde çalışmayı tercih eder Türkler. Çünkü hak yemez Türkler, her zaman fazlasıyla öder işçinin hakkını. Mesela, Türk iş yeri sahipleri isterler ki Türk müşterisi olsun her zaman. Hatta bazı Türk iş yeri sahipleri mırıldanır gibi oluyor, “KEŞKE BELÇİKALI MÜŞTERİLER GELMEZSE” Dediklerini bile duyar gibi olmak mümkün. Çünkü Türk’ün Türk’ten başa dostu yoktur. Boşuna bunu atalarımız söylemiştir.

Mesela ta Türkiyelerden Belçikalara gıda ürünleri getiren Türk marketleri, onlar çok cefakârdırlar. Binlerce kilometrelik yoldan o kadar ürün getirirler ve neredeyse bedava fiyatına satarlar. Kazık nedir bilmezler, hiçbir zamanda bunu düşündüklerini söyleyemeyiz; öyle bir şey ancak rüyamıza girebilir. Dürüstlükte kendini ispatlamış bir toplumda bu tür şeyler çok abdest olurdu zaten. Bu yüzden çok mutlu, birbiriyle çok iyi geçinen. Birbirine sahip çıkan, birbirinin kuyusunu kazmayan, herkes kazansın diye mücadele eden insanlarla bir aradayız. Yukarıda belirttiğim atasözümüzün hakkını fazlasıyla veren ciddi bir toplum olarak bütün dünyaya örnek oluyoruz.

TABİ YERSEN!

27-09-2015-Bruxelles


Like it? Share with your friends!

Suat BEZENG

İki ülke arasında, yaşam savaşı veren Suat BEZENG, hep iyimserliğini korumuş ve bu iyimserliğinede kızarak bugünlere gelmiş, nadir bulunan Türkçe severlerden biridir. Suat Bezeng; Aynı zamanda Aktif Haber Belçika gazetesi ve “Dijital Karasal Yayınlar ” gerçekleştiren, Belçika’nın ilk Türkçe TV kanalı Aktif TV‘nin genel yayın yönetmenliği görevini yürütüyor. Suat Bezeng Mersin doğumlu olup, 2011 yılından bu yana Belçika’nın başkenti Brüksel‘de yaşamaktadır.

Comments

comments