Birçok ortak sorunu masaya yatırdık ancak gidişatın değişmiyor olması, Belçika’da yaşayan Türk toplumunun aslını kaybediyor endişesi doğuruyor.

Belçika’da ekonomik sorunlara da birçok kez değiniyoruz, bu ekonomik krizin oluşması, aslında Belçika’da yapılanamayan, maddi durumunu düzeltemeyen biz yabancıları etkiliyor. Bugün Belçika’da, Türk toplumunun kopuk olmadığını düşünen bir vatandaşımızın olduğunu zannetmiyorum. Aileler birbirilerine olan dostluk muhabbetini düşmanlığa ayırıyor ve bu durumda bizlerin birliktelik oluşturmasına engel oluyor. Daha çok gösteriş maksadıyla yapılan çalışmalar, adı gibi gösterişiyle kalıyor. Bugün Türk toplumunun sorunlarıyla gerçek anlamda mücadele edilmiyor. Yapılanların tamamının gösteriş maksatlı yapılıyor olması da bizleri ekstra bir zorluğun içerisine itiyor.

Belçika’da birçok alanda yer edindiğimiz gerçeğiyle, bugün yaşadıklarımız birbiriyle uyuşmuyor. Siyasetçi Türkler ise bu durum karşısında kendini yaptığı işe adapte edemiyor. Bunun nedeni ise, Belçikalı mı olacağı yoksa Türk mü kalacağı hususudur. Kendi partilerine karşı hassas davranmaya çalışan siyasetçilerin hiçbir şekilde Türk vatandaşlarına yarar sağlaması düşünülemez. Çünkü hiçbir Belçika partisinin tüzüğünde yer alan maddeler bizleri daha iyiye götürmeyecek. Bizleri aksine daha da kötü durumlara düşürecek maddelerden oluşuyor.

Kendi partilerinin tüzüğü ve isteği doğrultusunda çalışmalara yönelen, gerçek anlamda Türk milletini savunamıyorken yaşanan hadiselerle sıkıntıya düşüyorlar. Çünkü Türk toplumu, Belçika’da siyaset yapan Türkleri, kendilerini savunsunlar diye oraya gönderdiklerinden oldukça eminler. Durum böyle olunca da, siyasi arenada işler sarpa sarıyor ve siyasetçilerimiz Belçika medyası veya Belçikalı siyasetlilerin baskısıyla karşılaştığında yalnız kalıyor. Yani Türk toplumunun desteğiyle parlamentoya veya meclise giren Türk, oy verenleri tarafından yalnızlığa terk ediliyor.

Tüm bu gerçekleri göz önüne getirdiğimizde aslında, bugüne kadar yaşadıklarımızın tek sebebinin yine bizler olduğunu açıkça görebiliriz. Türk toplumuna katkı sağlamayı düşünüyor ve bu düşünceye göre hareket ediyor olsaydık, bugün aslında bunlar ve benzeri sorunlarla karşılaşmamış ve daha güçlü bir topum olma yolunda emin adımlarla ilerliyor olurduk.

Bu konuları bir sonraki yazılarımda yine elimden geldiği kadar analiz edeceğim. Avrupa’da yaşayan Türkler olarak her bireyin Türkiye’nin birer temsilcisi olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Saygılarımla
Suat BEZENG – 08/01/2017 ( Bruxelles )


Like it? Share with your friends!

57 shares
Suat BEZENG

İki ülke arasında, yaşam savaşı veren Suat BEZENG, hep iyimserliğini korumuş ve bu iyimserliğinede kızarak bugünlere gelmiş, nadir bulunan Türkçe severlerden biridir. Suat Bezeng; Aynı zamanda Aktif Haber Belçika gazetesi ve “Dijital Karasal Yayınlar ” gerçekleştiren, Belçika’nın ilk Türkçe TV kanalı Aktif TV‘nin genel yayın yönetmenliği görevini yürütüyor. Suat Bezeng Mersin doğumlu olup, 2011 yılından bu yana Belçika’nın başkenti Brüksel‘de yaşamaktadır.

Comments

comments