Belçika gibi bir ülkede kimler yaşamak istemezdi? Türkiye’de birçok insan Türkiye den Belçika ya gelmek için çeşitli yolları deniyor. Şöyle bakalım acaba 200 binlik Türk nüfusu var, hangi biri memnun yaşamaktan? Mevzu gurbetlik mevzusu değil. Aman gurbetteyim vah bana vahlar bana demeyeceğim! Çünkü Türkler olarak öyle bir toplum haline geldik ki, gurbeti görmüyoruz.

Birçoğumuz Belçikalı zaten. Birbirini çekemeyen, fitne fesat yapan, doysun diye değil! Aç kalsın diye dua eden şu ülkede kaç millet var? Biz gurbeti unutalı çok zaman oldu.

Dürüst olamıyoruz birbirimize!
Neden sahip çıkmıyoruz toplum olarak birbirimize, menfaat gütmeden en son hangi bir aktive de karşılaştık. Nerede kaldı o eski dostluklar sohbetler…

Öyle bir duruma geldik ki, düşeni tekmeler olduk. Allah korkusunu unuttuk! Bugünü yaşıyoruz evet, ama yarını unuttuk…

Hiç kimse birbirine dürüst değil. İnsanlar birbirine değer vermiyor! Aile ortamı denilen kavram unutulalı çok şey kaybettik… Evet, son model araba ve para sahibi de oldular. Eğer bunlar yetiyorsa tabi…

************************************************************************************************

Belçika 2014 seçimleri yaklaşıyor, bir çok kentte Türk kökenli vatandaşlarımızda bu seçimlerde rekabetçileriyle ufaktan çalışmalara başladı.. Siyasetçilerimize 2014 seçimleri için başarılar dikiyoruz.

Geçen gün, sevgili Hasan Koyuncu ile ufak bir sohbetimiz oldu. Bu seçimlerde çok çalışanın kazanacağını ifade etti. Umarım çok çalışan, hakkedenler kazanır.. Koyuncu, birçok alanda çalışmalarına devam ediyor, seçilmiş olan siyasilerden daha fazla emek harcıyor. Umarım emeğinin karşılığını alır. Kendisine başarılar diliyorum.

Seçilmek sadece bir koltuğa bağımlı yaşamak değildir, siyasetçi olmak elbette zor bir iştir. Bu işi hakkıyla yapmak gerekir… Allah siyasetçilerimize yardım etsin…

*************************************************************************************************

Son zamanlarda özellikle Avrupa ülkelerinde, Müslümanlara hakaretler etme başlanıldı. Geçtiğimiz aylarda, Gent’te bir cami kapısına domuz başı atılmıştı daha öncesinde de böyle pis bir olay yaşanmıştı. Belçika’nın birçok kentinde trafik tabelalarına cami ye hayır sembolünü taşıyan baskılar yapıştırılmıştı. Belçika bir yana aynı olaylar diğer Avrupa ülkelerine de sıçramış durumda…

Fransa, Almanya, Hollanda, vs. gibi Avrupa da ilk sıralarda bulunan ülkelerde adeta Müslümanlara kin besleyen, nefret savuran bir çeşit topluluk var…

Müslümanlığı doğru tanıtamadığımız dan dolayı bu nefretleri git gide artacaktır. Müslümanız diyoruz ama nedense lafta kalıyor…
Avrupalılar hiç görmediği pislikleri Müslüman toplumunda gördüğünü iddia ediyor. Hırsızlık, katillik, dolandırıcılık, katliam vs. gibi anlamsız iddialarda bulunuyorlar.

Her ırkta iyilerde çıkar kötülerde ama Müslümanım ben diyen bir ırkta değil! Müslümanın kardeşi Müslümandır. İyimser olmamız gerekiyor. Dışardan bakıldığı zaman Avrupalılar haklı, ama işin aslı astarı bu değil. Bizler yanlış yönlendiriyoruz..

Sahip olduğumuz değerlerin kıymetini bilelim. Her şey için yürüyüş yapanlar.. Ahkâm kesenler neden bu konuda sessizsiniz? Hesaplarına gelmiyor, çünkü işin içinde menfaat yok. Bu konu küçümsenecek bir konu değil! Gerekirse örgütlenip toplantılar yapılmalı. Bu durum masaya yatırılmalı ve ne tür çözümler bulabiliriz, nasıl bir çalışma ile bu caniliğin önünü keseriz bu konuşulup tartışılır…

Tabi ki farklı çalışmalarda yapılabilir, her ne yapılacaksa bir an önce yapılması gerekiyor. Müslüman karşıtlarına hiçbir şey yapmasak bile, Müslümanlığın değerlerini nasıl oluştuğunu anlatmamız bile yeterli olabilir diye düşünüyorum…

***************************************************************************************************

Birazda sanat camiasına değinmek istiyorum. Birbirinden değerli Türk sanatçılarımız var. Bu durum gerçekten gurur verici, başta Kubat Hadise derken birçok yerel sanatçılarımız var Belçika da.

Sesleri ile dinleyicilerini bir yandan dinlendirip bir yandan ise neşelendiriyor.
Bugün Sayın Ünal Sarı beyefendi ile küçük bir şöylesi yaptık. Belçika da bulunan yerel sanatçılara destek olunması gerektiğini ifade etti…
Haklıydı. Tabi ki kendi kıymetlilerimize sahip çıkmamız gerekiyor. Kendi değerlerimiz olan yerel sanatçılarımıza sahip çıkmamız gerekiyor… Bu konuda da adımlar atılması gerekiyor. Akışına bırakmamak gerekli.
10 Kasım 2013
Suat BEZENG


Like it? Share with your friends!

85 shares
Suat BEZENG

İki ülke arasında, yaşam savaşı veren Suat BEZENG, hep iyimserliğini korumuş ve bu iyimserliğinede kızarak bugünlere gelmiş, nadir bulunan Türkçe severlerden biridir. Suat Bezeng; Aynı zamanda Aktif Haber Belçika gazetesi ve “Dijital Karasal Yayınlar ” gerçekleştiren, Belçika’nın ilk Türkçe TV kanalı Aktif TV‘nin genel yayın yönetmenliği görevini yürütüyor. Suat Bezeng Mersin doğumlu olup, 2011 yılından bu yana Belçika’nın başkenti Brüksel‘de yaşamaktadır.

Comments

comments